Bir çocuk uyumak için yatak odasına geçtiğinde, odasında sanal dünya ile iletişim kurabileceği telefonu var ise, fiziki olarak yalnız olmasına karşın, sanal kullanıcılarından dolayı asla yalnız değildir. Uyku vaktinde çocukların telefonları ile yatak odalarına gitmemeleri gerektiği hususunda onlarla uzlaşılması fayda sağlayabilir.
Sanal risklere karşı, evde ortak cep telefonu kullanma alışkanlığı oluşturmak için aile üyeleriyle müşterek bir karar alınmaya çalışılmalıdır.
Çocuğun ziyaret edebileceği web siteleri ile ilgili onunla uzlaşılmalıdır.
Çocuğun erişim sağlayacağı web sitelerinin yaşına uygun olmasına dikkat edilmeli ve zararlı içerik barındıran web sitelerine karşı filtre yazılımlar kullanılmalıdır.
Eğitim-öğretim amaçlı internet kullanımı haricinde, vakit geçirme amaçlı internet kullanımı sınırlandırılmalıdır.
Çocukların internet üzerinden edindiği arkadaşların çocuklarla yaş farkı gözetilmeli ve sosyal medya takipçilerinin fiziki çevrede teyit edilebilir kişiler olduklarından kesinlikle emin olunmalıdır.
Çocuklara, kişisel bilgilerin sadece kendilerine özel olduğu hususunda bilgilendirme yapılmalıdır.
Çocuklara, internette kötü bir durumda karşılaşmaları halinde yaşadıkları olayı ebeveynlerine anlatmaları gerektiğini ifade edilmelidir. Bu gibi bir durumun yaşanması halinde, çocukları suçlayıcı bir tavır takınılmamalı ve onlara dair güvence verilmelidir.
İnternet kullanımı çocuğun fiziki çevre ile iletişimini koparacak bir düzeye geldiyse, bir uzmana başvurarak profesyonel yardım alınmalıdır.
İstismar konulu bir şüphe durumunda, elde edilen bilgiler gecikmeksizin ve eksiksiz olarak güvenlik güçleriyle paylaşılmalıdır.
Kaynak: Çalışkan, M. Toplum Ve Suç Araştırmalarında Sınırları Aşan Bir Suç: Çevrimiçi Çocuk İstismarı Ve Bu Suça Karşı Alınabilecek Önlemler. Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 61, 122131 2019.